icat

Aydınlatma Nedir? Nasıl Oluşur? Özellikleri Nelerdir?

Aydınlatma Nedir? Nasıl Oluşur? Özellikleri Nelerdir?| Aydınlatma Nedir? Aydınlatma (yapay), doğal ışığın bulunmadığı zamanlarda, insanların yaşadığı kapalı ya da açık yerlerin ışıklandırılması. Evrim süreci içinde yeryüzünde yaşayan birçok hayvanda, atmosferden geçip gelen güneş, ışınlarına karşı duyarlı, göz adını alan organlar gelişmiştir.

İnsan gözü de, güneş ışınlarının getirdiği radyasyonun dalga boylarına karşı duyarlıdır. Bu nedenle yapay ışık üreten kaynak da doğal ışık tayfına benzeyen şiddette dalga boylarını yaymalıdır.

Aydınlatma Nasıl Oluşur? Özellikleri Nelerdir?

Çıralı çamın yanması ile oluşan meşaleler, kandiller ve mumlar, insanoğlunun ilk yapay ışık kaynakları olmuşlardır. Işık kaynaklarında görülen gelişmeler, 19. yüzyıl sonlarına doğru gazyağı lambalarına kadar uzanmıştır. Havagazı lambasının tarihi 1792 yılında başlar. Bu yıl içinde İngiliz mühendisi William Murdock, ilk kez havagazı lambası ile kendi evini aydınlatmayı başarmıştır.

Günümüzde havagazı lambaları kalmamışsa da, aynı ilke ile çalışan tüpgaz lambaları, kırsal bölgelerdeki kamplarda aydınlatma işlev: görmektedirler. Bunlarda da tıpkı havagaz ya da lüks lambalarında olduğu gibi yanan yakıtın verdiği ısı, toryum oksitten yapılmış bir lamba gömleğini akkora kadar ısıtarak bunun beyaz ışık yaymasını sağlamaktadır.

20. yüzyılda endüstrileşmiş ülkeler, aydınlatma işlerinin çoğu için elektrik enerjisini kullanmaya başladılar. Çünkü elektrik enerjisi anında ışık veren temiz, dumansız ve parlak-güçlü ışık kaynakların:, olanak sağlamıştır. Elektrik enerjisi kullanan ilk aydınlatma araçlarından birisi de Ark Lambasıdır.

Aydınlatma Nedir Ve Nasıl Yapılır?

Bu, yüksekçe bir gerilim uygulanan iki karbon elektrodun bir birine yakın uçları arasında oluşan elektrik akımın verdiği ışıkla aydınlatma sağlar. İçinden geçen elektrik akımı ile akkora kadar ısınıp ışık yayan flamanlı ilk lamba 1879 yılında gerçekleştirildi.

Bu yıl içinde J.W. Swan ile Edison birbirinden bağımsız olarak havası boşaltılmış cam ampul içinde bulunan karbon telinden (flaman) elektrik akımı geçince, bunun akkora kadar ısınarak ışık yaydığını gösterdiler. Bu karbon flamanlı lambaları 1913 yılından sonra tungsten (wolfram) flamanlı lambalar izledi.

1918 yılından sonra bu tür lambaların verimini arttırmak için, tungsten tel kıvrımlı olarak kullanıldı ve elektrik ampullerinin içi etkisiz bir gaz olan argonla doldurulmaya başlandı. 1937’de ise kıvrımlı flamanlar lamba içine daha da kıvrılarak monte edildi ve böylece verim yükseltildi. Daha yakın bir tarihteki gelişme, tımgsten-halojenli lambalar biçiminde kendini gösterdi. Bunun ilk örneği kuvars-iyot lambası oldu. Bu lambaların verimi daha yüksektir.

Uygun Aydınlatma Nedir Nasıl Yapılmalıdır?

Lambanın içine doldurulmuş olan halojen buharı, ısınan flamandan çıkan tungsten buharı ile birleşerek, tungsten buharının ampulün iç çeperi üzerinde yoğunlaşmasını engeller ve böylece ampulün ömrünü uzatır.

Halojen içeren bazı ampuller, kuvars camından yapılmışlardır. Deşarj (boşalma) lambaları ise güneş tayfını oluşturan ve beyaz görünen tüm dalga boylarını içermezler. Sözgelişi civa buharlı deşarj lambası, ultraviyolesi bol mavi-yeşil renkleri baskın, sodyum buharlı lamba ise renkli ışık verir. Bu nedenle bu lambalar daha çok sokak ve yol kavşaklarının aydınlatılmasında kullanılırlar.

Yakın zamanda bulunan yüksek basınçla sodyum buharlı lambalar, daha geniş bir tayf ışık yayarlar. Soğuk deşarj tüpleri, saçtıkları renkli ışıklar nedeni ile daha çok reklam işlerinde kullanılırlar. Bunlardan neon gazı içerenler kırmızı, argon içerenler ise mavi renkli ışık verirler. Bunların tüpleri çoğunlukla değişik ve çekici biçimlerde olurlar.

Geceleri bir kurumun ya da sanatçının adını ışıkla yazan lambalar bu türdendirler. İç çeperleri bir luminesan madde (fluoresan madde) ile sıvanmış fluoresan lambalar, güneş ışığına benzeyen ışık yayarlar. Bu lambaların içine sıvanmış luminesan madde, civa buharı içinde boşalan elektriğin doğurduğu ultraviyole  radyasyonu beyaz ışığa dönüştürür.

Her ne kadar bu lambalarm kent akımına bağlanması daha karmaşık bir devre düzenini gerektiriyorsa da, flamanlı lambalara oranla verimlerinin daha yüksek olması ve daha uzun süre dayanmaları nedenleri ile daha ekonomiktirler. Öteki ışık kaynakları arasında ışık yayan diodlar ile elektroluminesan ekranlar sayılabilir. Bu sonuncusu aletleri ve gereçleri koymak için kullanılan rafların arkasındaki panelleri oluştururlar

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı